← Tüm yazılar

Sigarayı Bıraktım

Beni ancak gerçek sigara “bağımlıları” anlayabilir. Diğerleri sadece yazıyı “bir kaç kere daha” okuyabilir.
Gözlerimi kapatıyorum. Geriye dönüp bütün geçmiş anılarıma bakıyorum. O anıların içinde muhakkak bi yerlerde sigara var.  Biz bir bütünüz. Benim gerçekliğimin ilk sıralarında sigara var. Onu o kadar çok seviyorum. 
Canım sıkılır, elim ayağım titrer, öfkelenirim bir tane sigara yakarım oh bi rahatlama gelir. Sinirim geçer. O az önceki kişi sanki ben değilmişim gibi bi sakinleşirim. Mantıklı düşünmeye başlarım. Oh sigara iyiki de var. 
Efkarlanırım, üzülürüm, ağlarım. bir sigara yakarım dertlerimi unuturum 
Ya da mükemmel bir manzaraya karşı, mutlu bir anında, harika bir kahvaltı sonrası, kahvenin yancısı, Seks sonrası -Nasıldı kanka çak bi beşlik diyen biri- . Hayatın en keyifli yerilerinde hep o var. 
Sigarayı çok seviyorum. Evet kardeşim biliyorum erken öldürüyor. Ben farkında değil miyim? Leş gibi kokuyorum. Hırlayarak konuşuyorum. Evet nefes nefese kaldım biliyorum. Belki ömrümün sonunda akciğer kanseri olup sürünerek öleceğim. Ama gene de çok seviyorum be. İşte tam burada acayip bir şey oluyor. Aslında sigara yakmak için her pakete uzandığında;  sana zarar verdiğini bildiğin bir şeyi zihnindeki terazinin bir kefesine koyarsın. Diğer kefeye ise ne zaman, nerede ve nasıl yaşayacağını bile bilmediğin gelecekteki seni. Ve diyorsun ki: “Kusura bakma ihtiyar. Ben şu an müsadenle sigara içeceğim.” Gelecekteki kendini, bugünkü faydan karşılığında takas ediyorsun. Hem de bunu bir kere de yapmıyorsun.
Ben onun bütün karanlığını içten içe bilmeme rağmen; hastalıkta ve sağlıkta, hiç kimsenin baskısı altında kalmadan tamamen özgür irademle her uyandığımda bir tane sigara yakarım ve bunu her allahın günü  tekrar ve tekrar yaparım. 
İşte bütün bunları kabul ettikten sonra sigarayı bırakmak demek “gerçekliğini öldürmekten” başka bir şey değildir. Ve insanın zihni bu duruma baya.., baya.., baya… itiraz eder işte “ilk gerçek sınav“ budur.  Gerçekliğini öldürmek teslim olmaktır; Hz. İbrahim’in hayatta en çok istediği ve sevdiği biricik oğlunu, kendi hür, özgür iradesi ile kurban etmesidir. Bıçağı tutan elde sensindir, kurbanda.  Beklersin ki yukardan koç insin. Sen Hz. İbrahim misin? İnmez… Hadi Bakalım… İşte gerçekliğinden vazgeçmek tam da böyle bir andır. Bıçağı belki usulca, belki pervasızca sallarsın. İşin absürd kısmı da tam olarak burada başlar. Kurban’ın kanı yerde akarken sen kendini inanılmaz özgür hissedersin. İşte o özgürlüğü gerçekten kazanabilmek için oğlunuzu kesmeniz gerekir… şaka şaka.  Sigarayı bırakmanız gerekiyor. Çünkü o sandığınız gerçek aslında pek de o kadar gerçek değilmiş bunu anladığınız anda bütün zincirlerinizden kurtulursunuz.  Bunu nereden mi biliyorum?
Sigarayı bıraktım. 
Yazıda söz edilen sigaranın asla sigarayla alakası yoktur fakat bu gene de bu sigarayı bıraktığımı değiştirmez.