feleğin çemberinden geçmek
Feleğin çemberinden geçmek. Bu kelimeyi biraz önce bi arkadaşıma söyledim. Sonra biraz duraksadım ve düşündüm. Anlamsal olarak anlatmaya çalıştığı şeyin tam olarak ne olduğunu biliyorsun. "Görmüş geçirmiş" kişinin yaptığı eylem. Ama sanki zihninde oluşturduğun fiziksel bir gerçeklik gibi. Bir vardan -> bir yok'a geçerken anında tekrar var olmak. bir çizginin ucundayken kendini aşağa bıraktığını ve anında diğer ucunda var olduğunu görmek gibi. İki karşı ucun birbirine değip çembere dönmesi gibi. sonsuzluk işaretinin birleşimi gibi. Bi dakika? E o zaman!. Hiç bir zaman -zamanda neyse artık- "ben" yok olmayacaksam ve şu an bu hayatta "ben" varsam Yaratıcı dediğimiz şey artık inancın meselesi değildir. Bilmenin meselesidir. Ve yolun tam tersinden yani yoktan->var'a gelirsen. Bilmenin değil inancın meselesi olabilir. Ve bu ikisi de senin artık oyun alanındır. Bu oyun alanında "insanlığa" nasıl daha çok faydalı olurumu öğrenmek istiyorum? Bu sebeple kimsenin okumayacağını düşünsem bile yazmaya devam edeceğim.
"Şu tarih itibariyle orhan olarak bildiğim kadarıyla; insanlar, feleğin çemberinden 3 defa geçer. Doğar, Büyür ve Ölür. Ölümlerin en hayırlısı ölmeden ölmektir.
"Şu tarih itibariyle orhan olarak bildiğim kadarıyla; insanlar, feleğin çemberinden 3 defa geçer. Doğar, Büyür ve Ölür. Ölümlerin en hayırlısı ölmeden ölmektir.