← Tüm yazılar

sınanmamışlığın kibri

Sınanmamışlığın Kibri

En sevdiğim kavramlardan biri: "Sınanmamışlığın Kibri." Bu tabiri kim bulduysa mükemmel bir tespit yapmış. İnsanlığın kendini erdemli hissetmesini sağlayan harika bir yanılsama bu.
Bir olayın tamamen dışındayken, o olayı yaşayan kişiyle ilgili yorumlar yaptığın, kendini ondan daha erdemli sandığın an. "Ben asla onun yaptığı gibi yapmam." "Ben katiyen onun gibi davranmam." "Ben bu kadar öfkelenmem." "Ben asla onun düştüğü duruma düşmem." Bunun gibi bir sürü safsata.
Evet, belki gerçekten bazılarını yapmazsın. Ama bir yargıya ancak o konudan geçtikten sonra hak kazanırsın. Yaşamadan konuşmak işkembeden sallamaktır. Çünkü ne olacağını bilmiyorsun.
Bu, insanın hiç farkında olmadan, hiç istemeden yaptığı bir kibirdir. Kibir olduğunun bile farkında değildir.
Kendine her zaman şu soruları sor:
  • En sevdiğin arkadaşlarınla bir gemide, denizin ortasında mahsur kaldınız. Yiyeceğiniz ve suyunuz hızla tükeniyor. Ölüme doğru gidiyorsunuz. Orada kendini nasıl görüyorsun?
  • Seni asla yargılayan, yaptıklarını sorgulayan kimsenin olmadığı bir konumda ne kadar ileri gidebilirsin?
  • Güç seni ne kadar bozar?
  • En çaresiz anında, hayal ettiğin gibi mi davranıyorsun?
Eminim herkes bu sorulara çok naif cevaplar verecektir. Ama gerçek bu mu, gerçekten? Bu sorulara samimi cevap vermek seni kötü biri yapmaz.
İnsanın en büyük körlüğü, kendi potansiyelini yalnızca "iyi" diye tanımladığı şeyler üzerinden ölçmesidir.
Bu, hayata köşeli bir cisim gibi, bir üçgen gibi bakmaktır. İlginç şekilde, o köşelerle rahatsındır insan. Bulunduğu yerde gayet iyi durur. Ama şartlar değiştiğinde yer değiştirmek çok zorlaşır — tam da o köşeler yüzünden.
İnsan yaş aldıkça, yaşadığı her tecrübe köşelerini biraz biraz yumuşatır. Her tecrübede aslında köşelerin ne kadar hayat zorlaştırdığını farkedersin. Ve köşelerini törpülemeye başlarsın. Ama tamamen köşesiz, tam bir yuvarlak haline geldiğinde de artık hiç kalmamışsındır aslında.
Böyle bakınca, iyi gibi görünen bir şey bir yandan da karaktersizlik gibi gelebilir. :D
Şu an yuvarlak olmaya doğru gitmenin güzelliğinin farkındayım. Ama bunun sonunda bir tür insansızlığa dönüşebileceğinin farkındayım. Sanırım her şeyin farkında olup yine de kararında bir öz saygı, bir "ben"lik payı bırakmak en faydalısı.